MALATYA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MALATYA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2007 Salı

Nostalji Malatya (1940'lı yıllar)



1934 senesinde Malatya Lisesi talebeleri, Henüz yeni yapılmış ve ağaçlandırılmamış İsmet Paşa (Hürriyet) Parkındalar.Öğrencilerin arkasında eski çardak görülüyor. MTB




1940'LI YILLARDA MALATYA'DA BİR 19 MAYIS TÖRENİ


www.eskimalatya.com

TECDE SÖZLÜĞÜ


TECDE'YE HAS SÖZLER


TECDE'CE SÖZLÜK
-AMİ : Amca
-AYAKÇAK : Merdiven
-ASBAB : Elbise
-ATLANGAÇ : Çaylarda üzerine basılarak atlanan taşlar
-ARASTAK : Ahşap tavan
-AHBIN : Hayvan gübresi
-AYAKYOLU : Tuvalet, WC.
-ARAKIYA : Ahşap lento
-AVHALAMA : Hırpalama

-BEL : Toprağı çapalama aleti
-BAYAK : Demin, az önce
-BUYMA : Soğuktan donacak hale gelme
-BAMB : Çürümüş
-BADAFAN : Suyun bolca aktığı yer
-BAD : Merdiven basamağı
-BAŞAKLAMA : Sahibi tarafından bozulan bağ ve bahçelerden başkalarının meyve toplaması
-BAZLAMA : Kalın ve yağlı ekmek
-BOĞAZSIZ : iştahsız
-BECİT Mİ? : Şart mı?
-BELLİK : Kambur
-BENNE : Duvarcı
-BILDIR : Geçen yıl
-BINGILDAK : Bebeğin yumuşak kafa yapısı,üst kısmı.
-BİBİ : Hala
-BİLBİL : En küçük tahıl ölçüsü
-BUMBAR : İşkembe
-BURGAÇ : Meyve toplamada kullanılan ucu çatallı deynek
-BOCU : Köpek yavrusu
-BOĞUNBAĞI : Atkı, kaşkol


-ÇAĞA : Çocuk
-ÇAĞALA : Olmamış meyve
-CANSIZ AT : Bisiklet
-ÇERCİ : Seyyar Satıcı
-CICIK : Güzel
-CILK : Bozulmuş
-CINGIL : Üzüm salkımının küçük bir parçası
-ÇİMMEK : Yıkanmak
-CÜCÜK : Kuş yavrusu
-ÇATMA : Merdiven
-ÇEMİRLEME : Yolları sıvama
-ÇÖÇE : Her işe karışma
-ÇAĞA : Bebek
-ÇAPIT : Temizlikte kullanılan eskimiş bez
-ÇEVRE : Büyük mendil
-ÇERÇİ : Hayvanın sırtındaki meyve karşılığında alışveriş yapan
-ÇORTUN : Damlardaki tahta oluk
-ÇUL : Kilim
-ÇEMÇE : Kepçe
-ÇİR : Kuru Kayısı

-DEHRE : Ağaç kesilen küçük alet
-DOMBELEK AŞMAK : Yuvarlanmak;takla
-DÖNBEK : Darbuka
-DÖŞ : Gögüs
-DİZLEME: Dize kadar çekilen yün çorap
-DEVELEME : Topaç
-DÜGE : Doğurmamaş inek
-DÜKKAN : Bakkal
-DÜNGE : Dönenç
-DÜŞÜ : Akarsudaki küçük şelale
-DON : Çamaşır, kilot
-DOLAK : Başörtüsü
-DIMDIZLAK : Çıplak
-DIGIRTI : Ses
-DİRGEN : Yaba
-DİKDİKİŞ : Horoz dövüştürmek için söylenir.


-ELEKÇİ : Çingene
-EVCİMAN :Evine düşkün ev işini iyi bilen
-EĞMENÇE : Dalçeken
-ENİK : Köpek yavrusu
-ELLİK : Eldiven
-EKŞİ : Salça
-ESSAH MI? : Doğru mu?
-EGİŞ : Küçük kürek,faraş

-FARIMA : Çağı geçme
-FIRTIK : Sümük
-FIŞKI : At, eşek dıçkısı
-FİLKETE : Çengelli iğne


-GADAN ALAM! : Kazan -belan bana gelsin
-GAREZ : Kin
-GATIĞ : Ayran
_GELİN BACI : Mahalledeki yeni geline denir.
-GEVER : Sulama suyunun akıtıldığı yer
-GEVENDE : Geveze
-GIDILİK : Ufak, tefek
-GIDİK : Keçi yavrusu
-GILLA : Tahtadan yapılmış çekmece
-GINCİK : Saç
-GOCİK : Parke,Kaban
-GÖLLEÇ : Çayda, önüne taştan set yapılarak toplanan su
-GÖBELEK : Mantar
-GÖGERMİŞ : Büyümüş
-GÖNCÜK : Küçük cep, ceketin içteki cebi
-GÖĞÜŞ : Kertenkele
-GUŞGANA : Tencere
-GÜGÜM : Su ısıtmaya yarayan kap
-GUZLACI : Gebe inek


-HALLİK : Ufak taş
-HARIK : Su yolu
-HIZNA : Kiler
-HE : Evet yerine Malatyalılar HE derler.."Erkan YOLAÇ'ın evet-hayır yarışmasını geçen tek kişi Malatyalı imiş..HE-YOĞ diyerek.."
-HEMİ : Öylemi?
-HEZEN : Kerpiçten yapılan evlerde üzerine direk uçları konulan kalın ve uzun ağaç
-HİM : Ev temeli
-HELİNGAÇ : Salıncak
-HINDTİRİK/HIRNİK : Sümük
-HIRTLEK : Boğaz
-HILA : Yer Halısı
-HARAL : Büyük çuval
-HEDİK : Pişmiş buğday
-HÜSMEK : Susmak


-İBİCEK : Kura çekme
-İSOT : Biber
-İSKARPİN : Ayakkabı
-İŞLİK : Gömlek


-KANCIK : Dişi
-KAYIŞ : Pantolon kemeri
-KÖYNEK : İnce bezden yapılmış entari
-KEŞEN ALMA :iltihaplanma
-KAKIRDAK : Eritilen kuyruğun geriye kalan kısmı
-KEF: Eritilen tereyağının geriye kalan kısmı
-KEPKEPİ : Küçük çivi
-KEVGİR : Szügeç
-KOPÇA : Düğme
-KULLUK : Karakol
-KINDIZ : Alına dökülen saç(Kadınlarda, kızlarda)
-KITMIR: Gece
-KESE : Bezden yapılmış para çantası
-KELİK : Bebek ayakkabısı
-KÖŞKER : Ayakkabı tamircisi
-KEŞKERE : Sedye gibi iki kişi tarafından kullanılan bir nevi tekerleksiz el arabası
-KOLLUK : Kolçak
-KÖTEK : Sopa
-KODAFA : Sorgundan yapılmış sepet
-KOPLE : Bırak
-KORTİK: Çukur
-KÖPÜÇ : Tokaç
-KÖRLAK : Terkedilmiş üzümbağı
-KÜNK : Beton boru
-KÖCEK : Asma kilit
-KIRAT : Yaklaşık 16 kg ağırlığında tahtadan yapılmış ölçü aracı,yağ tenekesinden..
-KIRAN GİRMEK : Toplu Ölüm




-LOĞ TAŞI : Suyun aşağıya sızmasını önlemek için toprak damlarda kullanılan uzunca, yuvarlak taş
-LENGERLİ ŞAPKA : Fotör
-LAZOT : Mısır


-MAHNAYA BAKMAK : Bahaneye bakmak
-MIHLAMA : Domates,biber, soğan ve yumurta ile yapılan yemek
-MIĞIRCIK : Çok sayıda
-MİTİL : Eskimiş kilim, minder ve yatak
-MİNTAN : Işık-gömlek
-MİŞMİŞ : Kayısı
-MALAMAT : Rezil olmak
-MALAMEYİT : Ölmüş gibi
-MAKAT : Tahta koltuk


-ÖRTÜ : Yatak
-ÖRSELEME : Hırpalama, yuvarlama
-ÖLLÜK : Eskiden ısıtılıp çoçukların içine konulduğu elenmiş kızıl toprak
-ÖKÜNMEK : Aynısını tekrar etmek


-PATİK : İslimlenmiş kayısı / El örgülü çorap türü
-PAPIÇ : Ayakkabı
-PİN : Kümes
-PİPİRİM : Semiz otu
-PIRTTİK : Birazcık
-PİSİK : Kedi
-PESTAHLEME : Ağırlama
-PERDAHLAMA : Sıvama
-PİSİK : Kedi
-POTUK : Deve yavrusu
-PART : Karın
-PUR : Sarp, kayalık arazi
-PALAVAR : Kerpiç evlerde kullanılan ahşap lento
-PÜRÇEKLİ : Havuç


-SINDI :Makas
-SALACA : Ölü tahtası
-SİYEÇ : Bahçe sınırı
-SİNİ : Geniş ve yayvan tepsi
-SEKLEM : Sırtta taşınan yük
-SEYİP : Yularsız, başıboş bırakılan hayvan
-SEPLEME : Koyverme, bırakma
-SINDIKÇA : Küçük sandık
-SEĞİRTME : Koşma
-SIYIRGA : Kar kürüyen kürek
-SİTİL : Bakraç,kova
-SİLEPÇE : Çocukların abdest bozduğu kap
-ŞELEK : Çalı, çırpıdan oluşan yük, armut ve elmanın yedikten sonra kalan kısmı
-ŞORİK : Ağızdan akan su
-SOYĞA : Uğursuz
-ŞİRE : Şerbetli,şekerli sıvı


-TABAKA : Tütün konulan madeni kap
-TEŞT : Banyo yapılan büyük leğen
-TEYEK : Üzüm yaprağı
-TEZEYAĞ : Tereyağı
-TOTABA : Hizmetçi kız veya kadın
-TUMAN : Kilot
-TOGLU : Erkek kuzu
-TOSBAĞA : Kaplumbağa
-TELKER : Bilezik
-TELİS : Naylon ya da ketenden yaplmış çuval
-TEHNE : Bulaşık bezi
-TOKTOKU : Ağaçkakan
-TÖRPÜSÜZ : Görgüsüzce davranan


-UYUNTU : Zayıf, takatsız
-ÜVEZ : Sinek
-UTMAK : Yenmek


-YEVMİYE : Gün
-YÜĞÜRTME : Koşma
-YÜĞÜRÜK : Hızla dönen
-YELPEMELİ : Eronşitli, nefes darlığı çeken
-YETMETİ : Küçük minder
-YUĞA : Hafif
-YÜKLÜK : Yatak yeri
-YAĞLIK : Mendil
-YORAK : Ayakkabı yaması(meşin)
-YÖREP : Meyilli
-YEĞNİLİK : Hafiflik
-YAĞIR : Hayvanların sırtındaki yara


-ZAĞAL :Açıkgöz, tecrübeli
-ZARHA : Bulgur
-ZIBIN : Kadın entarisi
-ZİBİL : Hayvanların kuru ve küçük pisliği
-ZOKU : İçerisinde buğday dövülen taş


TECDE VE CİVARINA HAS DEYİŞLER

- Ağzının yatımı nasıl?

- Analar çapıta sarmamış

- Attığı tırmak etmez

- Avrat ağızlı

- Ayağına yer etmek

- Ay bacayı dolandı

- Ayran ağızlı

- Ağzı açık ayran delisi

- Anasına bak kızını al, culfasına bak bezini al

- Al borca, doldur hurca

- Bok itin helvası,yemeden rahat edemez. (ŞEVKİ YİĞİT'den duydum)

- Bir kantar yağı erimek

- Cin cücüğü

- Çamura bastı çalıya astı

- Dadandığı yere darı ekmek

- Evini yıktı, yüzünü ağarttı

- Eli yüzü bellisiz

- Eli yeşil ola

-İki evin bir danası

-Kan alacak damarı yok

-Otu çek köküne bak

-Vayın çoyun yapmak


TECDE YÖRESİNE HAS DUYABİLECEĞİNİZ BEDDUALAR

-Yetişip yetmeyesiceli


-Aspi dökesice


-Ardı gelesice


-Canı sağolasıca


-Evi yapılasıca


-Vurucu vurasıca


-Kepeğin kesile


-Kuluncuna yangı düşe


-Gidişin olada gelişin olmaya

-Kınan tasda kala.


-Yüzüne it yapışa


-Çatlayasıca da patlayasıca


-Yüzü ardına gelesice


-Gululiye(Kolereya) gidesice


-Başına çay taşı düşe


-Kırılasıcalar


-Yüzüstü sürülesice


-Gözün oynaya


-Gözüne patlama düsesice


-Sürüm sürüm sürünesin


-Zıkkımın kökünü ye


-Akşamdan yatada sabaha kalkmaya


-Boyu devrilesice


-Yanın yere gele


-İki ışığın söne


-Alemin zibili ağzına koyulasıca


-Kafan kaşıklık ola


-Sesin karayerin altından gele


-Sırtın güneye gele


-Türemiyesin


-Toprağına gidesin


-Salancan gide


-Saplıcan tutasıca


-Yeğin sırtı yere gelesice


-Alnının çatından vurulasıca


-Afata gidesice


-Porsuyasıca


-Eti tahtaya dökülesice


-Baba çıkasıca ------->(annemin bana bedduasıdır)


-Porum porum porsuyasıca


-Bitmeyesice


-Dönemeyesice

15 Ekim 2007 Pazartesi

Bunları Yapmadan Malatya'dan Dönmeyin!



Yapmadan Dönme

Eski Malatya, Aslantepe ve Arkeoloji Müzesini gezmeden,

Sultansuyu ve Nemrut Dağını görmeden, Gündüzbey Pınarbaşı'nda çiğköfte yemeden,

Merkezde iyi bir lokantada kağıt kebabı yemeden , kahvaltıda samutun tadına bakmadan,

Dalbastı kirazının tadına bakmadan, Yeşilyurt'a uğramadan, Beydağları'nın


fotoğraflarını çekmeden, Analı-kızlı içli köfte ve tereyağlı kayısı tatlısı ya da balık köfte yemeden,

Kayısı ve yan ürünlerinin satıldığı Şire Pazarında alış-veriş yapmadan...

DÖNMEYİN...

Malatya Yemekleri

Malatya Mutfağı



Malatya, mutfak kültürüyle de iddialı bir şehirdir. Malatya mutfağında yöresel ev ekonomisi ön plana çıkar. Yaygın meyvacılık, kurutulmuş gıda, pestil, şıra, pekmez ve turşuyu önemli kılar. Bu malzemeler yaz ve güz dönemlerinde kışa hazırlanır. Yörenin tarım deseni sonucu un, bulgur, süt ürünleri ve et ana yemek malzemesi olarak kullanılır.



Tahılların değerlendirilmesinde çorbalık ve köftelik olarak hazırlanan bulgur ön plana çıkar. Unlu mamüller içerisinde ise, tandır ekmeği, dürüm, katmer ve kömbe önem taşır.



Malatya Mutfağında köftenin özel bir yeri vardır. Dolma ‘türüne göre ıspanak, patates veya etle yapılmış), içli köfte, sıkma köfte, eşkili köfte bunlardan bazılarıdır.




Yöre mutfağının baş yemeklerinden biri kağıt kebabıdır. Taraklık ve etevi denilen yağlı kuzu etinin özel bir kağıt içinde buğulanarak fırında pişirilmesiyle yapılır.



Kurutulmuş gıda kullanımı yörede yaygındır. Malatya kayısısının (mişmiş) kurutulması zaten bir sanayi halini almıştır. Ayrıca hoşaflık (gün kurusu) kayısı kurusu, elma, dut, armut, üzüm kuruları da ünlüdür.



Malatya’da yapılan yiyeceklerde kullanılan ana madde bulgurdur. Ancak değişik şekillerde hazırlanması, büyük ve küçüklüklerine göre gruplandırılarak kullanılması değişik isimler altında toplanmasına neden olmuştur. Baş bulgur, orta bulgur, yarma, sümüt gibi.

Bulgur: Buğday suyla büyük kazanlarda kaynatılıp bezlerin üzerinde güneşe yayılarak kurutulur, kurutma esnasında bozulmanın (ekşimenin) olmaması için zaman zaman karıştırılmasına, yağmur gibi olaylarla ıslanmamasına itina edilerek kurutma yapılır. Kurutulan buğday elenerek ayıklanır, değirmende belli kıvamda öğütülür. Elenmek suretiyle büyüklüğüne göre gruplandırılır. Baş bulgur, orta bulgur, çiğ köftelik ve sümüt olmak üzere. Sümüte halk arasında simit de denir. Çiğ köfte için; çiğ köftelik bulgur (orta bulgurun daha incesi) kullanılır.

Yarma: Etsiz köftelerin ve sarmaların yapımında kullanılır. Buğday yıkanır, kurutulur, ayıklanır. Değirmende belli bir kıvamda öğütülür. Bulgura göre daha ince ve unlu bir görünümü vardır. Yarma elenerek irileri ayırt edilir. Ayırt edilen iri yarmaya irinli adı verilir. Çorba ve bazı dolmalarda kullanılır.

Dövme: Halk arasında genelime adı verilir. Buğday yıkanır, kurutulur, ayıklanır, değirmende biraz ezilmek suretiyle elde edilir. Genellikle çorbalarda, bazen da pilav yapımında kullanılır.

Erik ekşisi: Malatya'da çok kullanılır. Özellikle ekşili köfte ve yemeklerde yer alır. Erik olgunlaşmadan toplanır, yıkanır büyük kazanlarda su ile kaynatılır. Bez torbalarda süzülerek posa ve suyu ayırt edilir. Suyu büyük tepsilerde güneşte bekletilerek kıvamlaştırılır, pekmez görünümdedir.


Kef: Tereyağı eritilir, süzgeçten başka bir kaba geçirilir, dipte kalan tortulu kısma bir miktar un ilâve edilerek kavrulur, tuz atılır. Bu şekilde hazırlanan yiyeceğe kef denir. Lezzet vermek amacıyla özellikle çorbalarda kullanılır.

Tarhana: Malatya yöresinde hazırlanan tarhana, pek çok yörede hazırlanan un tarhanasından farklıdır. Dövmeyle hazırlanır. Dövme bol miktarda su ve tuzla iyice haşlanır. Fırından alınan ekmek hamuru maya olarak kullanılır. Ekmek hamuruna bir miktar un ve yoğurt karıştırılarak yoğrulur, mayalandırılır. Pişirilen dövme ılıklaşmaca, yoğurt, nane, maya ilâve edilerek iyice karıştırılır. Bez torbaya doldurulur, günde iki üç kez karıştırılarak suyunu iyice salması ve mayalanması sağlanır. (Bu işlem 45 gün sürer.) Parçalar halinde temiz örtülere yayılarak güneşte kurutulur. Kuruyan tarhana bez torbalarda kışlık erzak olarak muhafaza edilir.

Mercimek: Malatya'da mercimek, çorba ve köftelerin yapımında kullanılır. Bu mercimeğe çekilmemiş mercimek ya da kahverengi mercimek denir. Yeşil mercimeğin yarısı büyüklüğünde ve rengi kahverengidir.

Yarmaca: Siyah nohudun çekilmesi ile elde edilir. Görünümü nohudun ikiye bölünmüş ve biraz daha küçük halidir. Özellikle bulgur pilavı yapımında kullanılır.

Samut: Dere otunun tuzla salamura olarak hazırlanmış haline denir.

Kişniş: Kahverengi renkte güzel kokulu bir tohumdur. Kara kimyon adı da verilir. Teflon tavada kavrulduktan sonra havanda ezilir, toz haline getirilerek kullanılır. Ayrıca şekerleme sanayinde "kişniş şekerleri" yapımında kullanılır.

Maş: Kara nohut görünümünde biraz daha koyu renkli bir tohumdur.

Külah: Yaz mevsiminde dolmalık biber, patlıcan, salatalık oyularak bez üzerinde veya ipe dizilerek güneşte kurutularak hazırlanır. Bez torbalarda kışlık erzak olarak muhafaza edilir. Yöremiz köfteleriyle ünlü bir yöredir. Köfteler deyince akla hemen bulgur ya da yarma kökenli yemekler ve sarmalar gelir. Malatya'da ünlü olan bu köfteler çok çeşitlidir. Hemen hepsi, hazırlanan bu kitapta mevcuttur. Özellikle sarmaların yapımında kullanılan kiraz ayva fasulye yapraklan iplere dizilerek güneşte kurutulup kış için uygun yerlerde muhafaza edilmektedir.

"Taş çorbası" hikayesini çoğunuz duymuşsunuzdur. Akıllının biri ortalık yerde bir tencere su; içine bir kaç taş koyup kaynatmaya başlamış. Gelen giden merak etmiş; durmuş seyretmiş. Ne pişirdiğini soranlara "Taş çorbası; nefis olur!" demiş. İkide bir tadına bakıp, ağzını şapırdatan adam "Hımmm!" dedikçe etrafta birikenler merakla soruyormuş; "Nasıl?" diye. Akıllı adam "Çok leziz ama… galiba biraz soğan istiyor" diyerek başlamiş…. sonra "biraz tuz" sonra "biraz patates" ve her dediğinde de etraftan "Bende tuz var, getireyim!" "Bende patates…" cinsinden katılımlar sonucu taş çorbası son derece zengin bir çorba olmuş.



Et yemekleri arasında; Arapgir, tandır kebabı ayrıca tava ve kağıt kebabı çok ünlüdür. Bu yemekler evde hazırlanmaz. Özel fırınlarda pişirilir. Evde tava yapmak mümkündür. Ancak fırında yapılanlar aynı lezzeti vermez

Tava: Patlıcan, biber, domates, bol kuşbaşı etle karıştırılır, büyük bakır leğenlere konur, üzeri kağıtla kapatılarak fırında pişirilir.

Kağıt kebabı: Koyun veya dana etinden yapılır. Yağlı veya yağsız istek durumuna göre sıkı etin olduğu tüm bölümleri kullanılabilir. Hazırlanan parçalar halindeki bölümler kağıt içerisine kuyruk yağıyla yerleştirilerek sarılır. Yağlı kağıttaki etler bakır leğenlere yerleştirilir, fırında pişirilir. Sebzeli olarak hazırlanabilir. O zaman sebzeli kağıt adını alır. Mevsimine göre patates bezelyesi veya patlıcan, biber, domates doğranarak bakır leğene yerleştirilir üzerine yağlı kağıda sarılmış et konur. Leğen kağıtla kapatılarak fırında pişirilir.

Yemek Türleri

Çorbalar : Mercimek çorbası, kavurmalı erişte - bulgur çorbası, tarhana, kara çorba, pıtpıtı çorbası, gendime çorbası, kulak çorbası, döğme çorbası, pirinç çorbası, ayalı çorba, pirpirim çorbası, kelle - paça çorbası, ekşili çorba, keşli çorba, gurut çorbası, aşure çorbası, malhıta çorbası, ...

Köfteler : Analı kızlı, içli köfte, sumaklı ekşili çorba, sıkma köfte, ayva köftesi, polat köftesi, gıkırdaklı köfte, elmalı köfte, kurşungeçmez köftesi, gidirikli köfte, ciğer köftesi, haşhaşlı top köfte, kabaklı çimdik köfte, yumru köfte, yumurtalı sıkma köfte, yoğurtlu balkabağı köftesi, etli çiğ köfte, çiğleme, mercimekli çiğ köfte, keloğlan köftesi, yavandan patlıcanlı köfte, ...

Sarma ve Dolmalar : Dut yaprağı, kabak, pazı, ayva yaprağı, zeytinyağlı marul sarmaları, fasulye yaprağı sarması, pancar yaprağı sarması, soğan dolması, kabak çiçeği dolması, ....

Et ve Sebze Yemekleri : Et tiridi, kabuk aşı, buğulama, sac kavurması ve çeşitli sebze yemekleri...



Reçeller, Şuruplar, Turşular : Kayısı, Elma, ayva, kabak, çilek, erik, gül, vişne gibi türlerden reçel yapılır. Yine üzüm, kızılcık, vişne, erik ve gül gibi türlerden de şurup hazırlanır. Ayrıca; biber, salatalık, domates, acur, lahana gibi sebzelerden turşu yapılır. Tatlı olarak dut helvası, üzüm pestili, köpük pestili, üzüm sucuğu, pekmez, çir kavurması, peynir tatlısı, deli kız baklavası, kaymaklı kayısı tatlısı, Arapgir’in peynir helvası, halbur tatlısı, dolma tatlısı, sütlaç ve çiğdemli sütlaç sayılabilir.

Kaynak: Malatya Valiliği, Malatya Belediyesi

Malatya'nın düğün adetleri


Düğün Yemekleri İçecekleri ve Uygulamaları
Günümüzde salonda yapılan düğünler dışında, evlerde yapılan düğün törenlerinde “lahmacun” ve içecek olarak “ayran” verilmesi gelenektendir.

Şehir merkezinden köylere doğru gidildiğinde, düğünlerde “Yemek dökme” âdetinin korunduğunu görmek mümkündür. Evlenme ve sünnet düğünlerinde davetlilere yemek verilmesi âdetine Malatya köylerinde “Yemek dökme” adı verilir.

Yine düğünlerin ilk aşaması sayılan söz kesmede, köylerdeki söylenişiyle “He deme”, “Sakal öpme”, “El öpme” ya da “İkrar alma” yemek verilmekte, birçoğunda da ağız tatlılığı için şekerle birlikte kırmızı boyalı şeker şerbeti dağıtılmaktadır.

Bu âdetin uygulanışına Arguvan’ın İsa köyünde şu şekilde rastlanılmıştır: Oğlan tarafından kız evine nişana gelişte 15-20 kg. kadar mevlüt şekeri, ev halkına çeşitli hediyelerle bir çarşaf ve buna iliştirilmiş bir altın hediye olarak getirilir. Kızın annesine verilen bu hediyede yer alan altın, anne tarafından tekrar kızına armağan edilir. Bu hediyeye “Torba ağzı” denir.

Torba içinde çıkan şekere dua okunduktan sonra bir erkek beline önlük bağlayarak avuç avuç orada bulunan herkese dağıtır. Buna “Şirincelik” adı verilir.

Malatya köylerinde nişan töreninde görülen diğer bir uygulama da şöyledir: Eğer şeker dağıtılmamışsa, büyük bakır teştlere boyalı şeker ezilerek şerbet yapılır. Konuklara ikram edilir.

Köylerde nişan ve düğün yemeklerinin çeşitleri üç ana grup altında toplanır:

1- Tiritli yeket (Tirit)
2- Etli Bulgur Pilosu (Pilav)
3- Sebze Salatası (Cacık-Ayran-Hoşaf)

Bunlara ek olarak mevsimine göre karpuz, kavun, üzüm gibi meyvelerin de ikram edildiği görülmektedir.

Düğünlerde yemekler, masa üzerinde verildiği gibi, çoğunlukla yere sofra örtüleri serilip, üzerine tabaklar içinde yemekler dizilerek de ikram edilir.

Diğer bir uygulama ise gelinin eve getirildiğinin akşamı “bey övme” adıyla yapılan yemekli törendir. Damadın arkadaşları o gece “sağdıç”ın evinde masa donatırlar ve eğlenirler. Bu törende yenilen yemekler etli mezeler, cacık, salata, meyve olmalıdır.

Düğün aşı (kebabı) denilen bir tür yemek daha yapılarak konuklara ikram edilmektedir. Doğanşehir Polat’ta ise “Polat köftesi” adı verilen iri içli köfte verildiği de görülür.

Köylerdeki evlenme ve sünnet düğünlerinde çıkarılan yemek çeşitleri birbirinin aynısıdır. Yalnızca, sünnette çocuğu kucağında tutan ve bu sebeple de aile çevresinde birinci derecede akraba yerine geçen “kirve”nin düğün evine gelişinde ayağına koç kurban kesilir, kesilen koçun “döşü” piştikten sonra, aşçı tarafından bir tepsiye konularak kirveye getirilip, ikram edilir ve bahşiş alınır. Bir diğer pratik ise evlenme ve sünnet düğünlerinden bir hafta sonra, gelin veya çocuğu görmeye gidildiğinde bir sini tatlı götürülmesidir.

Hekimhan köylerinin birçoğunda, düğünün başlaması için “danışık yemeği” verilir. Yemek çeşitleri; bulgur pilavı, sebzeli yemekler ve yanında yoğurt veya ayrandır. Bu yemek sonunda düğünün “bayraktarı” seçilir ve düğün başlamış sayılır.

Düğünlerde yemek verilirken ekmek ihtiyacını karşılamak bakımından “ekmekçi” denilen ve düğündeki bu hizmeti yürüten grup ekmek pişirir. Pişirme esnasında kaynana, kayınbaba ve damada “düğün ekmeği” denen sıcak ekmek götürülerek para bahşişi alınır.

14 Ekim 2007 Pazar

MALATYA YARIŞ ATINDAN DA GELİR ELDE EDECEK


Malatya'da yetiştirilen 15 safkan Arap yarış tayı, 23 Ekimde İstanbul'da açık artırma suretiyle satılacak.


Malatya’nın Akçadağ ilçesinde bulunan Sultansuyu Tarım İşletmesi'nde yetiştirilen Arap yarış taylarının 23 Ekim 2007 tarihinde İstanbul Veliefendi Hipodromu'nda saat 11.30'da açık arttırma usulüyle satılacağı bildirildi.

Malatya'dan İstanbul'a götürülüp açık arttırma usulüyle satılacak yarış taylarından 2-3 milyon YTL gelir bekleniyor.